Yükseköğretimde fırsat eşitliği: Fiziksel, görme, işitme ve nöroçeşitlilik engeli bulunan adayların üniversite tercihlerinde dikkat etmesi gereken kritik parametreler.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonunun sonuçlanmasıyla birlikte yüz binlerce aday tercih sürecine adım atmıştır. Ancak bedensel, görme, işitme ve süreğen sağlık problemi yaşayan engelli adaylar ile onların fedakâr aileleri için tercih dönemi, yalnızca puan ve sıralama hesabından çok daha derin ve çok boyutlu bir mücadeleyi ifade etmektedir. Bir üniversitenin akademik başarısı kadar, kampüsünün mimari ve dijital erişilebilirliği de bir öğrencinin eğitim hayatını doğrudan şekillendirmektedir.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite kampüslerinin tüm bireyler için eşit ve engelsiz hale getirilmesini teşvik etmek amacıyla her yıl Engelsiz Üniversite Bayrakları vermektedir. Tercih listesi hazırlayan engelli öğrencilerin ve ailelerin, tercih edecekleri üniversitelerin bu bayraklara sahip olup olmadığını YÖK Atlas ve üniversitelerin engelli öğrenci birimi duyurularından araştırması hayati derecede önemlidir.
Fiziksel engeli ve tekerlekli sandalye kullanan öğrencilerin bina girişleri, rampalar, asansörler, engelli tuvaletleri ve dersliklere bağımsızca erişebildiğini tesciller.
Görme ve işitme engelli öğrenciler için sesli kütüphane materyalleri, Braille alfabeli kaynaklar, işaret dili tercümanlığı ve dijital ders notlarının erişilebilir formatta sunulduğunu gösterir.
Öğrenci kulüpleri, spor salonları, yemekhaneler, konser alanları ve konferans salonlarının engelli bireylerin sosyal hayata tam katılımına uygun düzenlendiğini belgeler.
Engelli bir gencin üniversite kazanması büyük bir mutluluk vesilesiyken, kayıt ve yerleşim süreciyle birlikte ailelerin omuzlarına ciddi fiziksel, lojistik ve maddi sorumluluklar yüklenmektedir:
Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) engelli öğrencilere yurt yerleştirmelerinde öncelik tanısa da, her yurtta tekerlekli sandalye girişine uygun oda, özel banyo ve zemin kat kontenjanı yeterli sayıda bulunamamaktadır. Bu durum, aileleri üniversiteye yakın ancak fahiş kira bedellerine sahip özel konut tutmaya zorlamaktadır.
Özellikle engebeli arazi üzerine kurulmuş, merdivenli geçişlerin yoğun olduğu ve ring araçlarında engelli lifti bulunmayan yerleşkeler, tekerlekli sandalye kullanan veya görme engelli öğrencilerin derslikler arası transferini imkânsız hale getirmektedir. Çoğu zaman bir anne veya baba, çocuğuna gün boyu eşlik etmek için kendi işini ve kariyerini bırakmak zorunda kalmaktadır.
Görme engelli adaylar için ekran okuyucu uyumlu PDF formatında sınav ve ders materyallerinin hazırlanmaması, işitme engelli öğrenciler içinse amfilerde altyazı veya işaret dili desteğinin eksik olması akademik başarıyı doğrudan baltalamaktadır.
Altyapısı yetersiz üniversiteleri tercih etmek durumunda kalan öğrencilerin karşılaştığı başlıca riskler ve yapısal engeller şunlardır:
| Sorun Alanı | Yaşanan Somut Dezavantaj | Öğrenci Üzerindeki Etkisi |
|---|---|---|
| Fiziksel İzolasyon | Üst katlardaki laboratuvar ve amfilere asansörsüzlük sebebiyle çıkamama | Ders devamsızlığı ve uygulamalı derslerden geri kalma |
| Sosyal Dışlanma | Kulüp odaları, kantin ve etkinlik alanlarının erişilemez olması | Yalnızlaşma, depresyon ve kampüs aidiyeti kaybı |
| Aile Yükü | Öğrencinin her ders değişiminde refakatçi desteğine ihtiyaç duyması | Ailenin ekonomik ve psikososyal tükenmişliği |
| Sınav Eşitsizliği | Ek süre, okuyucu-kodlayıcı desteği veya uygun sınav salonu tahsis edilmemesi | Not ortalamasında adil olmayan düşüşler |
Engelli adayların eğitim hayatını kolaylaştırmak amacıyla devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşları çeşitli destek mekanizmaları sunmaktadır:
Eğitimde hiçbir engel aşılmaz değildir; yeter ki doğru planlama, doğru üniversite seçimi ve bilinçli hak takibi yapılsın. Maltepe Okul olarak, tüm engelli adaylarımızın ve fedakâr ailelerinin yanında olmayı, engelsiz bir yükseköğretim vizyonunu savunmayı sürdüreceğiz.